Allah ile Aldatmak

Müslüman halklar ve özellikle Türk halkı  aşırı duygusal; özellikle çok sevdiği dini söz konusu olduğunda Türk halkı neden  asırlardır sürekli bir biçimde aldatılıyor?  
Yanıtı Kuran’da. Kuran, "Allah ile aldatılmayın"!  ihtarında bulunuyor, Neden? Çünkü Allah ile aldatılanların en büyük sorunu  aldatıldıklarının farkında olma imkanından büyük ölçüde yoksun bulunmalarıdır. Çünkü derinden inandıkları ve içtenlikle teslim oldukları bir değer kendilerinin aleyhinde kullanılıyor. Bunu fark etmeleri kolay değildir   
Türk halkı dinine olan derin saygısı  Islam’a duyduğu teslimiyet yüzünden çoğu kez savunma eleştirme güçlerini kullanmıyor.

   
Allah ile aldatma zulmünün aşılması için sadece temel çare değil  tek çare aklı  işletmektir.  Kuran  Allah aklını işletmeyenler üzerine pislik indirir  (Yûnus  100) diyerek Allah ile aldatılma duygusallığının aşılması için  işletilen aklın kaçınılmaz olduğunu insanlığın vicdanına iletmiştir. Başka hiçbir kanıt olmasa  sade bu olgu bile laikliğin Kuran’ın temel taleplerinden biri olduğunu göstermeye yeter.  Çünkü aklın devrede olması ve işletilmesi için laiklik temel şarttır. Aksi halde duygu egemen kılınmak suretiyle din aklın önünü kesme aracı olarak kullanılır, yani kitle Allah ile aldatılır Kuran andığımız destek güçlerin kullanılmasını emrettiği halde, Türk halkı bunları kullanmıyor Halkın büyük bir kısmı Islam’ın böyle bir talebi olduğunu bilmiyor    
   
Çünkü bu emirler Kuranda  Türk halkı ise asırlardır Kuran’dan uzak tutulmuş  onu okuyup anlamaktan yoksun bırakılmış  Türk halkının Kuran’dan tek istediği ve beklediği  o kitabın Arap harfleriyle telaffuzunu başarıp sevap kazanmak olmaktadır. Türk halkı Allah ile aldatma tezgâhlarının ustalıkla işlettikleri bu 'sevap' oyunuyla avunurken yaşadığı dinin Kuranla ilgisi büyük ölçüde yok edilmiş  dinde Kuran`ın yerini  Arap-Emevî saltanat ideolojisinin kutsallaştırılmış  sloganlarıyla Islam dışı örflerin uydurmaları almıştır. Bu durumda Kuran’ın söyledikleri Türk halkının hayatına din olarak nasıl girsin?!  

 

Türk halkı  tıpkı birçok Müslüman halk gibi  Ortadoğu despotizmlerinin hesabına uygun olarak kutsallaştırılmış buyrukları din biliyor onları yaşıyor.   
Bu durumu çok iyi bilen aldatma sektörleri  sürekli "dini-imanı" kullanarak yaklaşıyor. Türk halkına ve onu daha ilk anda "elsiz-dilsiz" hale getirerek istediği şekilde ve istediği oranda aldatıp sömürüyor.

  
Türk halkının en büyük zaafı  dinini  "uyanma ve sorgulama" aracı olarak değil de "uyuma ve susma" aracı olarak kullanmasıdır. Sadece Türk halkının değil  bütün Müslümanların en büyük zaaflarından biri  belki de birincisi işte budur  En büyük  zaaflarından biri bu olmasaydı  Kuran "Allah ile aldatılmayın"!  ihtarına gerek görür müydü!  

 

Bugün insanlık ve o arada bizim insanımız  Allah ile aldatılmanın en zorlu devresini yaşıyor. Küresel ve organize aldatma sektörleri`nin faaliyette olduğu bir süreçtir bu. Dinsiz zulümlere tepki adı altında din adına zulmetme sürecidir bu. Kutsal patentli bu zulüm  materyalist darbelerle yara-bere içinde kalmış kitlelerin yaraları üstüne Allah  diyerek tekme vurmaktadır.

 

 

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk